Kanser, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın olarak görülen bir sağlık problemidir. Kanser, fiziksel bir hastalık olduğu kadar ruhsal ve psikolojik boyutları da olan bir ciddi bir hastalıktır. ABD’de yaşayan her üç kişiden birinde yaşamlarının bir döneminde kanser teşhisi konulabileceği tahmin edilmektedir (Berterö, 2000).

Kişiye Göre Stres Faktörleri Nasıl Olmaktadır?

Kanserin beraberinde getirdiği stres sebepleri tanı, tedavi, kişilik yapısı, yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum, sosyokültürel faktörler ve baş etme becerilerine göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Yaşlı-genç, zengin-fakir, hüzünlü-neşeli, güçlü-zayıf, spor yapan-spor yapmayan, sağlıklı beslenen-sağlıklı beslenmeyen herkesi etkileyebilmektedir. Dolayısıyla da tedavi sürecinde yaşanabilecek olası sorunlar kişiden kişiye farklılık göstermektedir.

Hastaları en çok yoran, tedavi süreciyle birlikte hastalığın seyrinin belirsizliğidir. Dolayısıyla hastanın inancı, kişilik yapısı, psikososyal desteği ve strese verdiği tepki hastadan hastaya sorunlarla baş etmede değişkenlik gösterecektir. Kanser tanısı alan bir birey, o güne kadar yaşamında zorluklar karşısında kullandığı başa çıkma yöntemlerinin işe yaramadığını fark edebilir. Çünkü, hastalığın biyopsikososyal yönü vardır. Fiziksel güçlükler, duygu durumunda dalgalanmalar, sosyal uyum problemleri gibi çok boyutlu sorunlar hastalığın bir parçası olabilmektedir. Bu bağlamda psikolojik desteğe oldukça ihtiyaç duyulmaktadır. Psikolojik destek de tedavinin bir parçasıdır.

Tedavi Sırasında Kişiyi Ne Gibi Fiziksel Değişimler Beklemektedir?

Tedavi aşamasında yaşanan fiziksel değişimler, saç dökülmesi, zayıflama, bedensel değişimler, güçsüzlük gibi kişinin benlik saygısını ve fiziksel imajını etkilemektedir. Bununla beraber, tedavisi biten hastaların yaşamlarında hastalık sonrası yaşanan bedensel değişimler kişinin eski yaşamına göre hayat kalitesini etkileyebilmekte ve yeni yaşamına adaptasyonda güçlük çıkartabilmektedir.

Tedavi Sürecinde Ne Gibi Duygusal Değişimler Oluşabilir?

Hastalığın tedavi sürecinde beraberinde getirdiği dalgalanan duygudurumu beklediğimiz belirtilerdendir. Üzüntü, anksiyete, depresyon görülmesi en olası semptomlardır. Gerektiğinde psikiyatrik destek alınması hastanın tedavisine olumlu bir katkı sağlayacaktır. Bununla beraber alınan ilaçların yan etkileri de oluşabilmektedir. Diğer bir deyişle, duygu durumundaki dalgalanmalar ilaçlara bağlı olarak da gelişebilmektedir.

Hastanın ailesinin, refakatçisinin ve kendisinin de olası yaşanabilecek dalgalanan duygudurumunun bir psikolog tarafından bilgilendirilmesi önemlidir. Psikoloğun hastaya yaklaşımı önemlidir. Hastayı kapsayıcı, empatik ve bilgilendirici yaklaşımla davranılmalıdır.

Tedavi Sürecinde, Öncesinde Ve Sonrasında Beslenmenin Önemi Nelerdir?

Kanser tedavisinin bir diğer bileşeni ise, beslenmedir. Hastanın tedavisinin etkin olabilmesi, yaşam süresini etkilemesi ve yaşam kalitesi açısından beslenmenin çok önemli bir yeri vardır. Hastalığın kendisi başlıca zorlu bir süreç olmakla beraber anti-kanser tedaviler de beslenmeyi zorlayacak faktörlerdendir. Beslenme durumunu etkileyebilen başlıca etkenler, hastanın psikolojik durumu, tümörün yeri ve anti-kanser tedavinin sebep olduğu yan etkilerdir.

Kanserli hastalar tedaviye başlamadan önce detaylı beslenme taramasından geçirilerek günlük enerji ve protein ihtiyaçları beslenme ve diyet uzmanı tarafından belirlenir. Hastanın eğer varsa başka sağlık sorunuyla beraber vücut değerlerine göre verilen beslenme programı, yeterli ve dengeli beslenme üzerinedir. Dört besin grubundan süt grubu, ekmek-tahıl grubu, meyve-sebze grubu, et grubunun yeterli ve dengeli alımının kemoterapi, ameliyatlar ve radyoterapi gibi işlemler sırasında zarar görmüş hücreleri iyileştirmek ve aynı zamanda enfeksiyondan korunmak için artmış protein ihtiyacının karşılanması açısından önemlidir.

Birçok sağlık sorununun beraber görüldüğü kanser multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmektedir. Bu bağlamda, hastaların pozitif psikolojik tutumu tedavi ile iş birliği içinde olmayı arttırdığı gibi beslenmeyi de olumlu yönde etkilemektedir.

Tedavi Süreci Ve Sonrasında Hijyen Gerekliliğinin Sebebi Nedir?

Kanserin tedavisi meşakkatli ve bir o kadar da özen isteyen bir süreçtir. Bu sebeple, tedavinin olmazsa olmazlarından bir de hijyendir. Hijyenin önemi ise uygulanan tedaviden sonra enfeksiyon riskinin oluşmaması içindir. Bu sebeple doktorunuzun tedavi sürecinde ve sonrasında hijyenle ilgili bilgilendirmeleri önem arz etmektedir. Dikkat edilmesi gereken bazı konular ise, kişisel hijyen, toz tutacak eşyaların yaşanılan ortamda tutulmaması, mutfak gereçlerinin hijyeni, dışarıda yemek (doktor bilgisi dahilinde olmalıdır), alınan besinlerin hijyeni vb.’dir.

Unutmamalısınız ki kanser tedavisi gibi zorlu bir süreci yalnızca siz yaşamamaktasınız. Tedaviye tıbbi ve psikolojik açıdan iş birliğinde yaklaşmanız kendinizi olabildiğince iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Kaynaklar:

Berterö, C.M., 2000, Types and Sources of Social Support for People Afflicted with Cancer, Nursing and Heath Sciences, Vol: 2, 93-101.

Demir Ç., Onat H., 2000, Kanserli Hastada Beslenme – 1, Bölüm 49, Ed. Mandel N.M., Onat H., Kanser Hastasına Yaklaşım, Yenilenmiş 2. Baskı, Nobel Tıp Kitabevleri, 489.

11 ay önce

Bunlar da İlginizi Çekebilir